Delmece

Soğuk ve sıradan başlamış, her zamanki gibi bir cumartesi. Bugün küçük bir fark olsun, biraz da hava değişikliği dedim ve Gemlik üzerinden Narlı, Delmece Yaylası ve ardından Çınarcık üzeri İstanbul dönüşü.

Son zamanlarda nedense Delmece Yaylası’ndaki yolların bakımsız ve kötü durumda olduğunu fark ediyorum. Üstelik yaylada hatırı sayılır kirlenme de görünmekte. Umarım eşsiz su kaynaklarının da olduğu bu bölgenin durumu bir an evvel fark edilir.

100_2598

Gemlik Narlı arası sahil manzaraları

100_2601

100_2605

Güney yamaçtaki çamlar görülmeye değer.

100_2607

Vadilerdeki sis ve sessizlik huzur dolu.

100_2608

Yukarı çıktıkça hissedilen temiz hava, sessizlik ve tabiatın varlığı insanı dinlendiriyor. Zaman zaman adeta açlığını hissediyorum bu ortamın.

Gündelik hayatımızda en büyük eksikliğimiz yaşamakta olduğumuz semtlerdeki yeşil alan ve park eksikliği. Aileler, çocukları ile yürüyebileceği, dinlenebileceği, sosyalleşebileceği, sağlıklı hava soluyabileceği ortamlardan yoksun kalınca elbette vakitlerini değerlendirmek için AVM lere gidiyor ve ancak orada sunulan imkanlar kadar sosyalleşiyor. Dinlenmek, sakinleşmek, temiz ve sağlıklı hava soluyabilmek ne kadar mümkün olabilirse tabii.

Biraz teker çevirelim deyince konu nerelere geldi. Biz manzaranın tadını çıkartmaya devam edelim. Bu güzelim yaylaların da ne kadar süre ile korunabileceğini kim garanti edebilir ki?

100_2610

100_2611

Delmece Yaylası

100_2612

100_2614

Delmece Teşvikiye arası yoldan manzaralar.

“Tekerim büyük, ilerlerim buralarda, ama sen yine de asfalttan şaşma” der gibi bakıyor Sacarabeo. Birlikte hopladığımız yolları hatırlayınca hak vermek gerek tabii…

100_2616

100_2618

100_2619

Aprilia Scarabeo 200ie

100_2621

Teşvikiye su havzası

100_2624

Bu sonbaharda yağan yağmurlar etkisini göstermekte. Geçen yaz su havzasında yürüyüş yapmıştım, umarım bir daha kuraklık yaşanmaz.

Yakın geleceğimiz için; tabiatın bu duruma nasıl geldiği, çevremizin hızla nasıl tüketmekte olduğu ve bizi nelerin beklediği konularını daha ciddiyetle ele almalıyız. Çok geç olmadan…

100_2629

Ertuğrul Ortaç
15 Aralık 2014