Cumhuriyet Bayramı’nda Tunçbilek, Domaniç

Uzun zamandır yolsuz kaldık, tekerlerimiz dönmedi. Nihayet kısmet oldu, Cumhuriyet Bayramı’nda biz de bayram yaptık.

İhtiyacımız Istanbul’dan bir nebze uzaklaşmak, biraz da temiz hava alıp, teker çevirmekti. Bildiğimiz rota dedik, yine Uludağ’dan Keles üzeri Tunçbilek, ardından Domaniç’e yöneldik. Öylesine sıkıntılı karışık günler geçiriyoruz ki, bunaldık, sabah erkenden yola çıkalım dedik, ama ne yazık ki plan dışı olarak Özgür önce çalışmak zorunda kaldı. Belki bir gün, ileride, bunların sebeplerini anlatabileceğimiz günler gelir, umuyoruz. Ama tek sorun yola çıkmak değil elbet, böylesine önemli olan. Her neyse, öğlen oldu, ancak buluşabildik Eskihisar vapur iskelesinde. Ne yapalım, düzen böyle.

100_3580

Hemen hemen her zaman Bursa’yı durmadan aşıp, Uludağ eteklerinden tırmanıp, Milli Park’a yakın bu noktada duruyor ve “Oh, ne iyi yaptık ta kaçtık o lanet şehirden” molası veriyoruz. Aslında ne kadar da üzücü bir durum; çalıştığımız, sosyalleştiğimiz, hayatımızı idame ettiğimiz kentimizde, nefes alacak, sakinleşecek imkan bulamamak. Artık acı veriyor bu durum aslında, kimimiz farkında değil, hayatlarımız geçiyor. Bizler orta yaşa geldik, çocuklarımız ne yapacak, bizlere ne diyecek, belki de hesap soracaklar, bunu mu bize bırakıyorsunuz diye.

İtiş kakış yaşıyoruz İstanbul’da.

Bu kadar kasvet yeter diyelim, madem tekerlerimiz dönüyor, en azından bu günün keyfini çıkartalım. Hava Poyraz esiyor, miss, derin derin içimize çekiyoruz.

100_3589

Sonbahar’ın en güzel renklerini görebildik bugün.

100_3590

100_3594

Orhaneli Barajı’nın yakınlarındayız, uzaktan da olsa bir kaç kare fotoğraf.

100_3595

100_3597

100_3599

Özlediğimiz virajlar, yollar, uzaklar.

100_3600

100_3608

Özgür Daldaban

100_3617

Henüz sararmamış çınar yaprakları ve gökyüzünün mavisi birlikte seyredilmeyi bekliyor. Ziyafet adeta…

100_3619

Köprünün korkulukları, bakımsızlıktan pas tutmuş, bize de bu renklerin fotoğrafını çekmek kaldı.

100_3624

Kimi yerlerde hava sıcaklığı 5-6 dereceye kadar düştü, çok da hazırlıklı değildik, bir miktar ısı kaybettik, özelikle ilerleyen saatlerde kimi sis, kimi rüzgar, ama her şeye rağmen değdi.

100_3625

İsmi bile yok, candan bir canlı işte…

100_3632

Bu rayların üzerinde hatıralarımız var, kimi zaman geçmek kolay olmuyor işte, ama hayat ilerliyor, istesek de, istemesek de. Madem geçeceğiz bunların üzerinden, ileriye bakmak en iyisi…

100_3637

Umarız, çok uzun sürmez yollarımızdaki taşlar, asfalt olur yeniden, aşarız virajları, rampaları, sevgiyle hep birlikte…

Ertuğrul Ortaç – Özgür Daldaban
29 Ekim 2015