Kocayayla

Kocayayla için yazabileceğim, anlatabileceğim pek çok şey var. Daha iyi anlamak için oradan geçmeniz, havasını solumanız, yürürken Uludağ’ın karlı zirvelerini seyretmeniz gerek.

Yaz aylarında bir çok kurum ve derneğin kültürel etkinliğine sahne olan bu yayla binlerce insanı ağırlayabilmektedir.

Ancak Bursa’ya yakın ve kolay ulaşılabilir olması onu aynı zamanda talihsiz kılmıştır. Neden mi?

Keles’in göz bebeği Kocayayla, ne yazık ki çok yakınına yapılan gölet inşaatı ve etrafındaki turistik amaçlı inşaatlar nedeni ile varlığı, temizliği, özelliği tehdit altında.

Burada o çirkin inşaatların, kamyonların fotoğrafını paylaşmak istemedim. Kent caddelerinde, sokaklarında gördüklerimiz yakında burada da olacak.

Kesilen binlerce ağaç, kaybolan endemik türler, kirlenen su kaynakları ve bozulan ekosistem… Tabiatımız…

Buna sebep olarak şu kurum, bu belediye, filanca şirket diye tartışmak son derece anlamsız.

Hepsinin odağında insan ve onun hırsları var. Hırslarımızı törpülemediğimiz sürece bir daha geri gelmeyecek şekilde tüketmeye, yok etmeye devam edeceğiz.

Uzak değil, çok yakında, geçmişimizden miras aldığımız tabii zenginliklerimizi tamamen yok edip, bizden sonraki nesile geri ödeyemiyecek şekilde borçlanacağız.

Aslında tükenen hepimiz olacağız ve çocuklarımız bize lanet okuyacak.

Ertuğrul Ortaç
30 Mart 2018