Mavi

Özgür’ün “Mavisi” ilk motosikletidir. İlk heyecanı, ilk aşkı…

İlk kilometreleri…

Onunla harika yollardan geçti, farklı farklı güzel kokular eşliğinde rengarenk çiçekler ile dolu vadilerden, ovalardan…

Güneşte, yağmurda, sisde, kar yağarken, asfaltta, toprakda, çamurda…

Gündüz de sürdü, gece de.

Aynasından kimbilir kaç kez mehtabı seyretti sürerken.

Nice ilginç insanlar ile tanıştı onun sayesinde. Kimi güzel, kimi farklı…

Özgür Daldaban
21 Mayıs 2011, Tunçbilek

5 Kasım 2016, Sansarak

2009 modeldir. Rengi Yamaha’nın R1, R6 gibi iddialı serilerinde kullandığı çok özel bir mavi tonudur. “Deep purplish metallic blue” olarak geçen bu renk, gölgede koyu derinlik duygusu verir, güneşte ise ince parlak simleri ile cıvıl cıvıl heyecan.

Onu 26 Aralık 2010 da Yalova’dan, ilk sahibinden teslim aldığı gün heyecanını görmeliydiniz. Genel kontrol maksatıyla Pendik’de vapur iskelesine gelen İmam ustaya teslim etti ve o artık motosiklete ilk gerçek adımını attı.

26 Aralık 2010, Yalova
(ilk fotoğraflar)

Bu yazıyı okuyan pek çok kişi İmam ustayı tanımaz. Pendik’de Geçit Motor’da çalışırdı. Çok güzel insanların keyif ve heycan ile çalıştığı küçük bir Yamaha servisiydi. Henüz Yamaha Türkiye servislerinin plaza ebadındaki standartlarına ulaşmadığı günlerde…

Orada içilen çayları, edilen sohbetleri hala özlerim. Nural ağabey keza, bir parton bu kadar mı samimi, bu kadar mı zarif olur. Bugün motosiklet servisinde geçen zamana acırım ama o zamanlar fırsat yaratırdık gitmek için.

Özgür’ü uzun yıllardır tanırım. Hani şirketlerde gece gündüz çalışılan, ama hep çok çalışılan yıllardan. Mesai dostluğumuz vardır geçmişten. İlk motosiklet sohbetlerimizi MZ ile süslerdik. Hem hayalini kurar, hem de beğenmezdik. “Kaskı çıkarmadan süreriz” derdik de gülerdik kendimize. Oysa MZ bugün bizim için saygın bir klasik oldu.

MZ ETZ 251

Özgür, sonraki yıllarda BMW F650 GS satın aldı ve hala onu sürmekte. Görünüşe göre o makine daha uzun yıllar bizimle olacak. Ancak BMW’dan sonra Mavi’yi satmadı. 125 cc klasik geometride bir motosikletin sürüş dinamiklerini, keyfini, sınırlarını gayet iyi bilir. Havasına göre, ruh haline göre hangisi uyarsa onu çıkarır garajından.

BMW F650 GS
18 Eylül 2016, Semadirek

Motosikletlerimizi her daim bakımlı kullandık. 10 saat sürdük, 2 saat bakım yaptık. Şaka bir yana, kimi zaman tersi bile oldu 🙂 Beykoz’da atölyemizde, seyahat esnasında veya ailesinin garajında yağlarını değiştirir, onarımlarını yapar, üzerlerine ıvır zıvır takarak saatlerimizi harcardık. Hiç de yolda kalmadık, hep tekerimiz sağlam bastı bu şekilde, gece de, gündüz de…

Şimdi Mavi 17.339 km de ve 10 yaşında. Km olarak çok değil ama yılları ve geçilen yolları düşünürsek artık kontrol amaçlı daha detaylı bir bakımı haketti.

29 Nisan günü güzel havanın yardımıyla garajdan çıkmadan bakım yaparak harika bir gün geçirdik. Hem sohbet, hem bakım, hem de eski atölye günlerini yad ettik.

Bu bakım esnasında şaside ve benzin deposunun altında ufaktan paslanmalar gördük. Eskiyen fren hortumlarını, bazı korozyona uğrayan kablo ve vidaları not ettik. Muhtemelen 2019 kışında daha detaylı bir bakım sürecine girmesi gerekecek.

Arka yürüyüş takımını komple indirdik, porya ana mili ve teker milini yağladık. Fren balataları zımparalandı, temizlendi, kaplinler değişti. Hava filtre kovanı temizlendi.

10 yılın tozu, toprağı, yağı. Olacak biraz elbette…

Arka amortisörler epey kirliydi. ince ince temizlemesi sorun oldu, kısa yoldan deterjanlı sıcak su dolu kovada fırçalanınca yeni gibi oldular.

Genelde pek önemsenmez, kaplinleri belli aralıkla yenilemek gereklidir, özellikle kalkışlarda kendini hissettirir.

Özgür’ün annesinin bahçede hazırladığı harika sofra kuş sesleri eşliğinde hem midemizi hem de ruhumuzu doyurdu.

En son egzost ve benzin deposu pasta ile temizlenip cilalanınca pırıl pırıl ortaya çıktılar.

Bakım neticesinde kimi yenilenmesi gereken yedek parça ve malzemelerı not ettik, önümüzdeki günlerde tamamlayacağız.

Mavi hala “taş” gibi. Önümüzdeki kış yapılacak detaylı bakımla daha nice yollarda Özgür’e eşlik edecek. Sayesinde güzel bir gün daha geçirdik.

Ertuğrul Ortaç
14 Mayıs 2018