Siyah YBR’nin Yolda Olma Hakkı

Sevgili dostum Sado’nun uzun yıllardır kullanmaya fırsatı olmadığı Siyah  YBR125‘in yeniden yola çıkışının hikayesidir bu. Restorasyon değil, yenileme, bakım, onarım ve biraz da anılar var içinde.

Sado 2008 yılında motosiklete başladı. O zamanların meşhur tartışması, Honda CBF150 mi, Yamaha YBR125 mi ikilemi sonrası çeşitli araştırmalardan sonra Yamaha’ya karar vermiştik. Aslında benim YBR’yi fark etmem de o günlere dayanır.

2008’de YBR 125 siyah, gümüş gri, kırmızı ve mavi olmak üzere dört renkte satılmaktaydı. Ona eşlik edebilmek için 2009’da kırmızı renkli bir tane de ben satın almıştım. Beraber bir süre keyifle sürme fırsatımız oldu.

19 Eylül 2008, Kızderbent Köyü, İznik
11 Niasn 2009, Göynük yolu

Birlikte Ayvalık, Bozcaada, Göynük, İznik, Trilye derken epey yolculuk gerçekleştirdik. Ne yazık ki 2010’dan itibaren arkadaşım çeşitli sağlık problemleri yaşadı ve bu motosiklet bir daha kullanılmadı. Yaklaşık yedi yıl oturduğu apartmanın bahçesinde öylece bekledi.

Yıllarca güneşte, yağmurda açıkta bekleyen YBR tabiat şartlarından pek etkilenmemiş, ancak yıpranma izleri vardı. 2017’de yer değişimi için hareket etmesi gerektiğinde karbüratör artık kullanılmaz duruma gelmişti.

Aracı iterek servise götürüp, yeni bir karbüratör ve akü değişimi sonrası bugüne kadar bekleyeceği kapalı bir depoya park etmiştim.

8 Kasım 2019, Cuma

Toplam dokuz yıl sonra, yeniden yola çıkarmaya, onu aktif tutmaya karar verdik. İki yıl önce götürdüğümüz depodaki görüntüsü epey tozluydu ama umutsuz vaka olmayacağını hissettim. Bu serinin karbüratörlerinde dikkat edilmesi gereken bir detay var: Şayet üç dört aydan fazla beklemiş ise mutlaka karbüratörün altındaki tahliye vidasından bir miktar benzin akıtıp içindeki haznenin yeniden dolmasını sağlamak gerekiyor. İlk iş bu oldu. Eklemem gereken bir not var, tankın içindeki benzin 9 yıllık!

Akü tamamen boşalmıştı ancak ayak marşlı da olması sebebi ile on dakikalık uğraş sonrasında derin uykudan uyanan YBR bir miktar sallandı, duman attı, sonrasında harekete geçti. Çalışıyordu artık. Üstelik tüm elektrik aksamı ile. Açıkçası o anda sesi kulağıma hoş bir Jazz melodisi gibi geldi. 

Akşam depodan çıkartırken yandaki evin önünde oturmakta olan bir hanım seslendi, bir yandan da çay içiyordu; “klasik mi bu, İngiliz’e benzettim, kaç yaşında?” dedi. Selamlaşmak ve bu güzel soruya cevap vermek için yanına gittim, çok kısa bilgi verdim. Meğer kendisi “Bektaş Moto Bisiklet” atölyesinin sahibi Kadir Bektaş usta’nın eşiymiş. Kendisini tanırım, sayarım. İyi ustadır. Akşam akşam, nerden nereye…

Yeni” benzin alıp lastikleri de şişirmek üzere en yakın benzin istasyonuna ulaştım. Yaşlı pompa görevlisi benzin dolarken bir yandan bezle silerek aracın tozunu almaya çabaladı. “Amca gerek yok, yıkanacak” dediğimde “Yamaha böyle gezmesin, ben tozunu alayım, sen de yıka” cevabı akşamın ikinci güzelliği oldu. Motosiklet sevgisi başka birşey, saklanamıyor.

Eve doğru sürerken ilk fark ettiğim, yumuşak sele, sertleşmiş gidon rulmanları, ayarsız gaz tepkileri. Hepsi bu.

Ertesi sabah gün ışığında gözle kontrol ederek yapılması gereken işlerin kabaca listesini çıkarttım;

  • Zincir bakımı
  • Yağ değişimi
  • Buji ve hava filtresi konrolü, değişimi
  • Benzin filtresi değişimi
  • Elektrik şalter, kontaktör ve soketlerinin bakımı
  • Genel temizlik
  • Paslı ve çürük yerlerin tespiti, boyanması ve bakımı
  • Kediler tarafından tırmalanmış selenin yeniden kaplanması
  • Gaz, debriyaj ve kilometre teli yağlanması
  • Ön fren yağı değişimi, ön ve arka fren balatalarının temizliği, ayarı
  • Karbüratör ayarı
  • Lastiklerin değişimi
  • Pasta ve cila

Şimdi 9.532 km de olan Siyah YBR bir süre bende kalacak. Ona yapacağım bakım ve onarımları hakediyor. Sanki zamana inat yolda olmaya çalışır bir hali var.

Yukarıdaki listede yazılanlar tamamlandıktan sonra da ilk işim YBR’yi araç muayene istasyonuna götürüp onay almak olacak.

Gelişmeleri ve detayları bu sayfadan peyder pey sizlerle paylaşacağım.

Şimdilik hoşçakalın, devamı yakında…

Ertuğrul Ortaç
10 Kasım 2019