Pupa Yelken Ama İki Teker-I

Ortaokul yıllarımda kaptan Sadun Boro‘nun “Pupa Yelken” isimli müthiş kitabını okumuştum. O günden sonra tüm hayatım boyunca “uzakları” merak ettim. Her fırsatta seyahat yapmaya gayret ettim. Nasıl olduğu çok önemli olmadı hiç. Konfor, kısa yollar, hatta güvenlik bile aramadığım dönemler oldu. Hedefim her daim uzaklar oldu. Yağmuruyla, sisiyle, güneşiyle, gecesiyle…

“Pupa Yelken Ama İki Teker-I” okumaya devam et

Geçmediğimiz Yollar

Şuraya da gideyim, burayı da göreyim değildi amacım. Yakınlarından geçtiğimiz, sapmaya üşendiğimiz birkaç yer ve kullanmayı hiç düşünmeyeceğimiz, ama gerçekte var olan, kimileri tarafından kullanılan yollardan geçmekti. Uzun zamandır o yolları ve etrafını merak ediyordum. Sağdan soldan duymuştum, tabelalarını görmüştüm. Bir kısmı haritalarımda da yoktu üstelik.

“Geçmediğimiz Yollar” okumaya devam et

Doğu Karadeniz ve Kaçgar Dağı Seyahati ve de Öncesi

Motorlusundan İki Teker…

1989 yılında bisikletle gerçekleştirdiğim ilk Erdek seyahati esnasında zincirim kopmuştu. Aslında bu beklenen bir şeydi. Çünkü bisikletimi Kadıköy’de Özen Bisiklet’ten sadece eski bir Peugeot kadrosu olarak satın alıp, zaman içinde peyder pey donatarak oluşturmuştum. O yıllarda Türkiye’de bisiklet sektörü bugünlerdeki gibi gelişmiş değildi. Pek çok parçayı “uydurarak” monte etmiştim. Genelde de Hindistan menşeli parçalar bulunabiliyordu.

“Doğu Karadeniz ve Kaçgar Dağı Seyahati ve de Öncesi” okumaya devam et