Motosikletlerim ve Ben – III

Bu yazı serisinin ilk iki bölümünde toplam 9 motosikletim ve onlarla yaşadıklarımı anlatmıştım. Nihayet üçüncü ve “şimdilik” son kısıma geldik. Elbette belli olmaz, hevesler, meraklar bitmiyor, belki ileride bir kaç sayfa daha ekleyecek kadar motosiklet değiştirme şansım, ihtiyacım veya imkanım olabilir. Olmayabilir de ve bu kötü birşey değil. Ama kendim için bu hakkımı saklı tutarım.

Şimdi şu beş motosikletimi daha anlatmak istiyorum;

Vespa GTS250ie, 2013
Aprillia Sacarabeo 200, 2014
Yamaha XT660Z Ténéré, 2015
Suzuki Address 110, 2016
2015 Yamaha YBR125 ESD, 2017

“Motosikletlerim ve Ben – III” okumaya devam et

Serindere

Bu sabah erken uyandım, 06:05 de.

Özgür, an itibarı ile çalışmıyor, yakında yeniden işe başlar, fırsat bu fırsat onunla birlikte sürmeyi istemiştim. Gündelik yaşam telaşından dolayı birlikte sürüş-kaçış günlerimiz çok seyrekleşti. Üstelik onun İstanbul’da yaşıyor olması, kentden çıkana kadar yaşayacağı trafik azabı yol hevesini bitirmeye başladı. Trafik ve çirkin İstanbul kalabalığı insanın enerjisini emiyor. Tüketiyor heyecanımızı, yaşantımızı…

Neyse, bunları bir kenara bırakalım. Tolga ağabey çamura girmez, Cengiz ağabey ve Orhan çalışmaktalar, geriye nöbetci bir ben kalıyorum bugün…

“Serindere” okumaya devam et

Kartepe-Sansarak

Geçmişte Sansarak’dan bir kaç kez denedik, Adapazarı istikametine yolumuzu bulamadık. Yağış, mevsim, zamanlama vs bir türlü denk getiremedik. E haliyle aşmadığımız yol bize şehir efsanesi oldu. İşte bugün o efsaneyi gömmeye niyetliyiz.

Yolu tersten çizdik; İzmit Kartepe’den başlayıp çıkıp, Sansarak üzerinden İznik’e varacağız.

“Kartepe-Sansarak” okumaya devam et

Ohrid

“İstek var, takat yok”.

Bu cümle sevgili Vespasever İbrahim Er’den kaldı bize. 1959 model de, gündelik GTS de kullanır. Kulakları çınlasın.

Bu sene yıllık izin için bir dolu yer var aklımda. Maksat her zaman göremediğim yerleri göreyim, gündelik ortamdan uzaklaşayım. Kısıtlı da olsa bütçemi hazırladım, hem zaten kamp yaparak ilerleyeceğim, yemeklerimi kendim yapacağım, biraz da tutumlu ilerlersem benzine, yani daha uzağa imkan olur. Şirketten aralıksız 12 iş günü izin de aldım, temiz iki hafta yol yapar. Buraya kadar güzel. Güzel de, daha önceki yıllara benzemiyor halimiz. Eskisi gibi neşeli değiliz toplum olarak. Haliyle ben de nasibimi almış bulunmaktayım. Keyifsizlik diz boyu.

“Ohrid” okumaya devam et